FİYONK
DERGİSİ YAZIM
“ SEN UNUTULMAZSIN ! ” MI ACABA ?
Keder çatlaklardan sızarak girer ruhumuza…Çatlaklar bize hediye edilen ve hayat adı verilen
zaman diliminde ruhumuzu koruyan zırhta
açılan yaralar. Gözle görülebilir mi bütün yaralar. Görebilsek ne şanslı
olurduk bizler belki…Oysa kurşun askerler gibi
dizildikleri yerdedirler hep.Yaşamın, kalabalığın, karmaşanın içinde hep yalnızızdır
bizler.Uyurken sevdiklerimiz biryerlerde,
en güzel rüya bahçelerinde salınırken; biz kendi sessizliğimizin
dinginliğindeyiz.Uyanmak istemeyenleri uyandıramaz; nefes almak istemeyenleri
bu hayatta tutamayız.Uzağı oynamak isteyenler vermeye çalıştığımız rollere hep
itiraz edeceklerdir.Biz koşmakta ısrar ettikçe elbet birgün yorulacağız ve o
çatlaklardan sızan kederin mahkumu olacağız. Sen unutulmazsın diyen herkese
inat kendi ruhumuz
içinde kaybolacağız.
Aradığımız o büyük, ulaşılası görünmeyen
mutluluklar mıdır gözlerimize çekilen bu koca pedeler.Belki
de yanlış bir zaman diliminde ve yerde duruyoruz tam da şu anda. İki adım öteye
geçebilsek gözlerimizin kamaşacağının farkında bile olmadan.Yüzümüze
değecek güneş ışığından bihaber öylece.
Oysa ne çok ufacık mutlulukla dolu hayat .Göremediğimiz kör noktalara daha dikkatli bakmaktan
ibaret bir planlama yapsaydık eğer nasıl yaşanası olurdu o arayıp da
bulmadığımız huzur.
Uzağımızda
değil tam da yanıbaşımızda olduğunu görürdük.Sevdiklerimize
daha sıkı sarılır; sevenlerimize bu kadar acımasız olmazdık. Uğradığımız
ihanetleri, varsayımsal intikamları bir kenara bırakıp da huzurun dinginliğinde
kaybolsaydık eğer; daha da parlak doğardı güneş hergün dağlarımızın arasından.
Şimdi her yeni güne daha bir sıkı sarılır,
daha kuvvetle karşı çıkardık hatalara , haksızlıklara
. Hepimizin hedefi aynıysa ve vaktimiz dolana dek gülmeyi unutmazdı yorgun
dudaklarımız.
Ailemizde
bulurduk mutluluğu sahtelikten uzak , yuvamızda,
eşimizde, çoğu kez işimizde, dostlarımızda . Hani şu aylardır hep aramak
isteyip de bir türlü vakit bulamadığımız ‘işlerden’… Hiçbirimiz unutulmaz
değiliz. Hepimiz aslında büyük bir enerjinin “ sevginin ” ufak parçalarıyız. Ait
olduğumuz yerdeyiz aslında , galiba sadece etrafımıza
aynaya baktığımızdan birazcık daha az bakıyoruz. Zaman zaman yaşadığımız
kopuşlara rağmen dönüp dolaşıp aynı yumağa karışıyoruz. İsyanlarımız boşuna.
Biz ne istediğimizi biliyor olmalıyız öncelikle. Biz hepimiz sevginin ve
huzurun peşindeyiz. Koşup yoruldukça duruyor ve hedeften daha geride, alelade
bir mola yerinde tamam ben de buraya gelecektim diyoruz. Yorgunluk unutturuyor , herşeyi ve herkesi unutulası kılıyor. Ya da
gölgemiz takılıyor ayağımıza sendeliyoruz.
Size verilen küçük mutlulukların farkına varın .
Uzun maratonunuzda mola verdiğiniz her yeri
hedef sanmayın.
Koşmaktan asla yorulmayın
, huzur ve mutluluk taaa orada sizin yakalamanızı bekliyor.Unutulmaz
değiliz , ait olduğumuz enerji yumağından kopmaya çalışan
zerrecikleriz.Unutulmaz olmak için sevdiklerimizin, sevenlerimizin yanında
olmalıyız.Biz arayışımızın ta kendisiyiz !
Öyleyse mola bitmiştir ;
haydi yola devam…
Op.Dr.Pakize DEMİRKALEM
www.demirkalem.com